12 Eylül 2015 Cumartesi

bir kilim dir memleketim



kardeşlerim

 kürt kardeşlerimizin kalabalık olduğu bir mahalledeyim...
  pencerelerde bayrağımız asılmış
  insanlar buruk
 işlemedikleri bir suçla suçlanan kişi ne hissederse onu hissediyorlar...
  acı tarifsiz...

  cuma için o mahallenin camisindeyim
hutbede imamım birlik duasına beraber yüksek sesle amin diyoruz...
  herkeste bir burukluk...
 endişe 
 acaba suriye gibi
 ırak gibi  mi olacağız korkusu...

 nimete şükür 
o nimetin bereketini arttırır...

 son on yılda 
özellikle gezi öncesinde 
 ülkemizde birlik
kardeşlik duygusu hakimdi...

ekonomimiz elhamdülillah
kalkınma içindeydi...

kendimize yetiyor
komşularımıza da destek oluyorduk...

 sonra
fitneler başladı
gecenin karanlığı gibi birbirini takip eden fitneler...

  cumhuriyetimizin en özgür dönemi...
    
 mahalle baskısı şişirmeleriyle yıllarca 
şeriat gelecek
  laiklik elden gidiyor korkularına inandırılılanlar
   ağaç duyarlılığı kullanılırak isyana kalkıştı...

  batı
 dış 
 iç malum basın bu anarşiye övgüler yağdırdı
   teşvik etti...
isyancılara yemek ısmarladı ödüllendirdi...

   suriye uçağımızı düşürdü 
 içimizde bazı kesimler sevindi...
olimpiyatlar ülkemize verilmedi
aynı kişiler yine sevindi

evet
adım adım birlik duygumuzu yokediyorlardı

eğer iran saldırırsa iran dan yana olurum diyen chp vekili
bunu açık açık söyleyebiliyordu...

bir ulus inşaası nedir
işte amerika
72 millet
50 küsür uyruk
hintli budist amerikalı ben amerikalıyım diyor
chinatown daki çinli mafya amerikanım diyor
irlandalı amerikalı da
afrikalı ezilen amerikalı da...

hey ahbap ben vergisini ödeyen bir vatandaşım...

amerikalı diye bir ırk yok
ama herkes amerikalı...

osmanlı olmak da böyle birşeydi...
ve batı osmanlıdaki herkese türk derdi

güney amerikaya osmanlıdan  lübnan topraklarından göçedenlere
bu sebeple " el turco " = yani türk derler halâ...

 asker arkadaşım diyarbakırlıydı
 öğrenciyken murat adında yeni bir öğrenci gelmişti
 battaniye yüzünden ona iftira atıyorlardı dayanamadım müdahil oldum ...
 yapmayın dedim...
ama o kürt dediler...
ne yapalım kürtse insan değil mi
 murat en iyi arkadaşlarımdan oldu...

babam gurbetçi olduğu için
çocukluğumun geçtiği fransada  ırkçı öğretmen benimle tarih dersinde alay ederdi...
türk olduğum için...

 charlemagne ile vincentgetorix i karıştırmışım diye ...

  les ottomans 
  diye osmanlı geçtiğinde bana kızgın kızgın bakardı...
ben ottoman demek nedir bilmiyordum bile ...

 9 yaşımdayken abim elime bir kitap verdi
  orta asyadan falan bahsediyordu...
  bunları oku ezberle
 sonra sana soracağım demişti ...

  eskişehire ilk yatılıya gittiğim yıllarda
 senin konuşman niye bozuk
sen kürt müsün diyorlardı...
 izmir de üniversite okurken ayakkabı boyacısı çocuklar beni kürt zannederdi...
    istanbul a geldiğimde kürt olduğumu düşünenler vardı...

  sonra
cuma günü camide düşündüm
acaba beni ne olarak görüyorlardır...
 bu da kürt mü diyorlardı
  yoksa
 bu türk 
 ajan olarak aramızda mı diyorlar kimbilir...

 kimin umurunda...

 kökenimiz musul türkmenlerine uzanıyor
oğuzlardan 
 bozulus ...
 bozulus ilginç
bir kolu diyarbekir
bir kolu erzurum
elazığ
antalya 
  bunlar bir türlü yerleşmeyi kabul etmeyen göçebeliği sürdüren türkmen yörüklerinden ...
  17. yy da padişah fermanıyla mecburen yerleşik hayata geçiyorlar...
ama yaz aylarında yaylacılığa devam ediyorlar...
  topakev adı verilen çadır 
 orta asyadaki çadır biçimiyle aynı...

anam ağıt yakar...
hüzünlüyken ağlar
mutluyken de ağıt yakar
ağlar...
genç kızlığında dokuduğu kilimler yüklükte
motiflerinden bazıları
aztek sembollerine benziyor
kimisi uçan daire gibi komik...

her ilmeğinde anamın gençliğinden bir ses var...
yüklüğe uzandığımda
bu kerpiç evin kireç kokusu ciğerlerime dolar...
sonra ilmek ilmek 
kilimdeki motiflere çocukluğumda yaptığın gibi hayallerim karışır...

bu halılarda
orta asya nın
balkanların 
asyanın
karadenizin
musul un
diyarbekir in
erzurumun 
elazığın 
ankaranın 
eskişehir in
izmirin
konya nın 
antalya nın 
istanbul un
samsun un el ele tutuşmuş mazlum çocukları var...

 yıllardır renkleri capcanlı duruyor


sonra dilime
çanakkaleden bu ağıt dökülüyor

Hücum etmiş Alamanın zabiti 
Yavrumun kefeni asker kabutu 
Salına girmeye yoktur tabutu 

Yoksa yavrum seni vurdular m'ola 
Kefensiz gabire goydular m'ola 

esselamu aleyküm

ottomanm2d.blogspot.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.